Fiziksel Aktivite

Çocuklarda sağlıklı bir yaşam için yeterli ve dengeli beslenmeyle birlikte günde en az 60 dakika fiziksel aktivite önerilmektedir. Yetişkinler de ise haftada toplam 150 dakika fiziksel aktivitenin birçok kronik hastalığa karşı koruyucu olabileceği bildirilmektedir.

Düzenli fiziksel aktivite vücut ağırlığı kontrolü sağlamakla birlikte, kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltıyor ve zihin sağlığımızı da koruyor.

Fiziksel aktivitenin sağlık üzerinde şu etkileri vardır:

• Vücut ağırlığı kontrolü: Düzenli fiziksel aktivite ile vücut ağırlığınızı kontrol altında tutabilirsiniz.

• Kan kolesterol düzeylerinin kontrolü: Düzenli fiziksel aktivite, iyi kolesterol olarak adlandırılan HDL’yi artırırken kötü kolesterol olan LDL’yi de düşürür ve böylece kalp damar rahatsızlıkları riskini azaltır.

• Kan basıncının kontrolü: Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı kalp damar, böbrek yetmezliği, inme gibi hastalıklara yakalanma riskini artırır. Düzenli fiziksel aktivite ise tansiyonumuzu dengeler.

• Kan şekerinin kontrolü: Yürüyüş ve düşük düzey egzersiz, kan şekerinin düzenlenmesine de yardımcı olur.

• Damar ve kas / iskelet sistemi hastalıklarını önleme: Fiziksel olarak aktif kişilerde kalp hastalığı ve inme riski düşüktür. Fiziksel aktivite, kas ve kemik kuvveti, eklemlerin esnekliği, vücudun dengesi ve çeviklik için de gereklidir.

• Zihinsel sağlık: Fiziksel aktivite kaygı, stres ve depresyon gibi sorunların önlenmesine yardımcı olurken, psikolojik olarak zinde kalmayı sağlar.

Aşırı ve yoğun egzersiz; beraberinde sakatlanma, yorgunluk ve psikolojik rahatsızlıkları da getirebilir, uygun süre ve sıklıkta yapılmalıdır.

Bu nedenle her gün en az 30 dakika orta düzeyde bir aktivite yapılması, sağlık sorunu yaşayanların aktivite yapmadan önce bir uzmana danışmaları önerilir.



Paylaş

Yemekte Denge

"Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Vakfı, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi teşvik eden çalışmalar yapmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, sağlıklı ve dengeli beslenme açısından bilimsel olarak da kabul edilen bilgilerin paylaşılması yine bilimsel olarak kabul görmüş standart ve kriterler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu durum hiçbir şekilde herhangi bir marka ya da firmanın adının veya ürünlerinin tüketilmesinin önerilmesi ve/veya önerilmemesi anlamına gelmemektedir. Aksi bir tutumun sergilenmesinden Vakfımız hukuken sorumlu değildir."


İletişim

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı'na ulaşmak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.